ahmet-bagcovan

HASKA Çelik Kapı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet BAĞÇOVAN ile sektör ve UR-GE faaliyetleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bize kısaca kendinizden ve kurumunuzdan bahsedebilir misiniz?
HASKA Çelik Kapı Yönetim Kurulu Başkanıyım. HASKA Çelik Kapı, 1996 yılında kuruldu ve 22 yıldır çelik kapı sektörünün içerisinde yer alıyor. HASKA Çelik Kapı olarak bugün yaklaşık 20 ülkeye ihracat yapıyoruz, Türkiye genelinde 60 ilde bayilik sistemiyle çalışıyoruz. Orta ölçekli bir işletmeyiz, çalışan sayımız mevsimsel olarak 50 ila75 arasında değişiyor. Genel olarak butik tarzda özel üretim ağırlıklı çalışıyoruz.

Amerika Pazarına nasıl girdiniz?

Kayseri OSB Müdürlüğünün İşbirliği Kuruluş olduğu “Metal Fabrikasyon Ürünler UR-GE Projesi” ilk açıklandığında biz HASKA olarak projeye sıcak baktık ve neden olmasın dedik. Birlikten kuvvet doğar anlayışıyla çalışmalara başladık. UR-GE projesinin 3,5 yıllık bir sürede tamamlanması gerekiyordu. Projenin yaklaşık 2,5 yılını tamamladık, 1 yılı kaldı.“Metal Fabrikasyon Ürünler UR-GE Projesi” kapsamında ilk faaliyetimiz projeye katılan firmalara ihtiyaç analizi yapılması oldu. İhtiyaç analizi ile firmamızın eksiklerini görme fırsatımız oldu. İkinci adımda firma yöneticilerimiz ve çalışanlarımız belirlenen eksiklikleri giderecek eğitimleri aldılar.

Projenin ikinci faaliyeti “Yurtdışı Pazarlama” faaliyeti idi. Yurtdışı pazarlama faaliyetinde öncelikle daha önce gidemediğimiz pazarları hedef olarak belirleyip ona göre ülke tercihi yaptık. Amerika pazarı da bu şekilde gelişti. Araştırmalarımızda gördük ki, Amerika dünyaya çok fazla mal satıyordu ama dünyadan da aynı miktarda mal alıyordu. Amerika’ya ilk giderken çok umutlu değildik. Amerika pazarına nasıl gireceğimizi öğrenmemiz gerekiyordu. Pazarın kendisine özgü standartları, regülasyonları, vb vardı. Ama olmayacak bir şey değilmiş. UR-GE Projesi kapsamında Yurtdışı Pazarlama Faaliyetinde gerçekleştirdiğimiz Kuzey Amerika ziyaretimizde ilk izlenimlerimizde uygun bir pazarın olduğunu gördük, döner dönmez de bu pazar ile ilgili çalışmalara başladık.

Ülkemizdeki Çelik Kapı Sektörünün Amerika pazarına satış yapmadığını tespit ettik. O zamana dek hiç gidilmemiş, bakir bir pazardı çünkü Amerika’da bizim bildiğimiz Çelik Kapı mantığı yok. Çelik kapı benzeri ürünler ise İtalya’dan, Kanada’dan, Rusya’dan ve Çin’den kısmi olarak gidiyor ama Türkiye’den hiçbir şekilde çelik kapıyla ilgili bir girişim yapılmamış. Biz oradaki ön araştırmalarımızda fark ettik ki orada bayilik, distribütörlük yada satıcılık gibi bir sistem yok. Konuştuğumuz, görüştüğümüz alım yapan kişilerin hep söyledikleri Amerika’da kendi showroomunuz yada deponuz olmadığı sürece başarılı olmanız imkansız. Amerika’daki alıcılar 10 konteynerlik dahi alımlar yapmıyor oradaki depo üzerinden satışlar yapılıyor. Biz de bu nedenle öncelikle Amerika’da bir şirket kurma kararı aldık ve şirketimizi kurduk, Boston’da depo ve showroomu açtık, 5 aydır da aktif olarak çalışıyoruz. Şu ana kadar da 2 – 3 konteynır çelik kapı gönderdik.

Amerika’da çalışırken nelerle karşılaştınız? Daha önce çalıştığınız pazarlara göre ne farklar var?

Amerika pazarı ile Türkiye pazarı arasında tabii ki farklar var. Hem imalat ve sistem açısından hem de belgelendirme açısından farklılıklar var. Geçtiğimiz 3-4 ay içerisinde bu konuları da çözdük. Amerika’da kanunlar, ülkemizin şartlarına göre biraz daha farklılıklar gösteriyor. Örneğin, Amerika’da bir apartmana giriyorsun, 100 daire var 100’ü de standart, Türkiye’de 100 dairenin 100’ü de farklı ölçü gösterebiliyor ve bizim gibi imalatçıların maliyetleri yükseliyor. Hammaddeleri boş yere kullanmış oluyoruz ve Türkiye’de bu sıkıntıları sıkça yaşıyoruz ama Amerika’da böyle bir durum yok. Yani yüzlerce hatta binlerce üretsen dahi hepsi bir standart oluyor bunun dışına çıkmıyor böylece hem maliyetlerimizi düşüyor, seri imalat yapmış oluyoruz hem de ham maddeyi tedarikli kullanıyoruz.

Amerika coğrafi olarak büyük bir ülke. Çok farklı iklim çeşitlilikleri mevcut, biz her eyaletin ihtiyacına göre farklı stantlarda kapılar üretiyoruz. Kimi eyalet için kasırgaya dayanıklı çelik kapı tasarlarken bir diğeri için ısı yalıtımlı kapı üretiyoruz. Her birinin standartı için özel belgelerimizi tabii ki aldık.

Diğer bir farklılık da Türkiye’deki gibi sattığınız ürünün montajını yapmanız gerekmemesi. Orada ürünlerimizi marketlerde ve online olarak e-ticaret ile pazarlıyoruz, müşteri ürünü alıyor ve kendisi montajını yapıyor.Amerika’da bütün ölçülerin standart olması bunu mümkün kılıyor. Ona göre üretimini yapıyoruz ve kullanıcının kendi montajını yapabileceği demonte şekilde paketliyoruz, içerisine gerekli talimatları koyuyoruz. Çünkü Amerika da sistem bu şekilde çalışıyor. Sadece çelik kapı değil; mutfak dolabı, pencere vb. aklınıza ne gelirse, işgücü pahalı olduğu için insanlar kendi ihtiyaçlarını gidermeye alışmışlar. İnşaatlarda da işçilik standart olunca herkes kendi montajını yapabiliyor. Mesela yine ciddi bir farklılık olarak bizde ki kilit sistemi Amerika için çok fazla çünkü kapıları kilitlemiyorlar.

Tabii bu pazarda başarılı olmak için yaptığımız Ar-Ge çalışmaları bizi kurumsal olarak da geliştiriyor. Mesela burada özel olarak kullandığımız paketleme sistemini Türkiye’de ki müşterilerimize de sunuyoruz ve nakliyede ciddi avantajlar elde diyoruz. Yada Amerika da ki bir müşteri için hazırlamış olduğumuz özel tasarımlar Türkiye’de de oldukça beğeniliyor.

                                                                         

ahmet-bagcovan-roportaj

UR-GE programından nasıl haberiniz oldu? Bundan sonra neler planlıyorsunuz?

Kayseri OSB Müdürlüğü’nün İşbirliği Kuruluş oladuğu ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle başlatılan, “Metal Fabrikasyon Ürünler UR-GE Projesi”nden OSB Müdürlüğümüz ve Kalkınma Ajansı uzmanlarımızın firmamıza gelerek yaptıkları tanıtımlar ile haberdar olduk. Daha sonra KOSB ve ORAN tarafından düzenlenen tanıtım toplantılarına katılarak program hakkında UR-GE desteği hakkında detaylı bilgi edinme fırsatı bulduk. Biz bu yatırımı yaparken belki risk aldık ama gerek o zamanki adıyla Ekonomi Bakanlığı gerekse OSB Müdürlüğümüz olsun bizi çok desteklediler, bize ön ayak oldular. URGE programı olmasa biz Amerika’ya belki yine giderdik ama tatil için giderdik, sanmıyorum, ticaret için gitmezdik. UR-GE programının böyle bir avantajı oldu bize. Biz HASKA Çelik Kapı olarak sektörümüzdeki firmalara örnek olduk, şuan da diyebilirim ki sektördeki firmalar bizden haber bekliyorlar.

Yine program kapsamında ikinci olarak da Güney Afrika’yı seçtik, orası da gelişmekte olan bir pazar ama tabi ki Amerika pazarı gibi değil. Orada da çalışmalarımız var hatta bugün arkadaşlar görüşmeleri ayarladılar. Önümüzde ki hafta Güney Afrika’dan müşterilerimiz gelecek ön çalışmalarımız olumlu, büyük ihtimal bir ilki gerçekleştirerek Güney Afrika’ya da ilk çelik kapıyı biz satacağız. Daha önce Afrika’nın diğer bölgelerine satışlar yapıyorduk ancak oralarda Pazar doyuma ulaştığı için haksız rekabet oluşmaya başlıyor. O yüzden biz bu program kapsamında ulaşılmayan pazarları tercih ediyoruz. Bakanlığın sağladığı bu ihracat fırsatını en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz.

UR-GE’nin ne faydalarını gördünüz? UR-GE programından yararlanmak isteyen üreticilere tavsiyeleriniz nelerdir?

UR-GE faaliyetlerine ilk başladığımızda bakanlıktan ihtiyaç analizi, kurumsallaşma ve gerekli eğitimler için çeşitli destekler aldık. Yeni pazarlara girdiğimizde neyi hedeflediğimizi bu süreçte daha iyi anladık. Ön istihbaratlarını iyi yapıp gitmeden önce bütün B2B görüşmelerini ayarlayarak gitmek gerekiyor, eski usul pazarlama yöntemleri buralarda geçerli olmuyor.

Devletimizin ihracatçıya pek çok desteği var. Bu destekler istihbarat faaliyetlerinden, pazarlama, bayileşme ve markalaşma faaliyetlerine kadar pek çok konuyu kapsıyor. Bizlerin ihracatçılar olarak bu desteklerden azami ölçüde yararlanması ve ihracatı artırarak ülkemizin cari açığının azalmasına katkıda bulunmamız şart. Burada her zaman üst segment pazarlara ve katma değerli ürünlere yönelmek gerekli. Ama her şeyden önce üreticinin bakış açısı çok önemli. Sizin yatırım yapmak istediğiniz pazarı kendinizin analiz edebilmesi lazım.

Biz HASKA Çelik Kapı olarak içerisinde yer aldığımız “Metal Fabrikasyon Ürünler UR-GE Projesi” nin yeni pazarlara girme ve ihracatımızı artırma konusunda faydalarını gördük ve görmeye de devam ediyoruz. Tabiki burada firma olarak projeye gösterdiğimiz önem ve verdiğimiz emek de çok önemli. HASKA olarak ihracatçılarımıza devletimizin bu desteklerinden faydalanmalarını ve kendileri ve ülkemiz için daha fazla çalışmaları ve gayret göstermelerini tavsiye ediyoruz.urge-nedirurge-destek-tutar-oran

Ahmet BAĞÇOVAN’a vermiş olduğu bilgiler ve keyifli sohbeti için teşekkür ediyoruz.