yesilpazarlamaa

18. yüzyılda başlayan sanayi devrimiyle birlikte temel hammadde ve enerji kaynaklarında birçok değişiklik meydana gelmiştir. Yüzyıllardır süregelen kömür ve demire ilave olarak; sanayi devrimi ile birlikte çelik, elektrik, petrol ve kimyasal maddeler de kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yeni gelişmeler ve yeni üretim girdileri kullanımı bir açıdan insanlığın faydasına olurken, diğer bir açıdan ise bu girdilerin fazla ve yanlış kullanımı sonucunda atmosferdeki karbondioksit (CO2) başta olmak üzere canlıların ve dünyamızın sürdürülebilirliği açısından zararlı maddelerin miktarını artırarak çevresel sorunlara sebep olmaya başlamıştır. 20. yüzyılın son çeyreğine kadar artan çevresel sorunlar insanların hayatlarını etkilemeye başlasa da bilimsel çalışmalara konu olmamıştır.

2010 yılında yayınlanan ve oldukça ses getiren Birleşmiş Milletlerin raporuna göre; o zamana kadar gerekli önemin verilmediği sera gazı salınımının artışı, su kirliliği, hava kirliliği gibi temel çevresel sorunların yol açtığı anormal hava olayları, kuraklık, orman yangınları ve iklim değişikliğinden dolayı; her yıl 150,000 kişi hayatını kaybetmektedir. Bir önlem alınmadığı takdirde ani sıcaklık değişikliklerinden ölümlerin ve ozon tabasının delinmesinden dolayı cilt hastalıklarının artmasından, dengesiz yağışlardan dolayı sıtma vakalarının yaygınlaşacağından korkulmaktadır.

Günümüzde çevresel sorunlar, neredeyse her ülkenin hükümeti ve toplumunun bu konular hakkında daha bilinçli olmaya başlamasıyla, giderek önem kazanan bir konudur. Bu durum firmaların kâr elde etme ve çevreyi koruma stratejilerini birleştirerek kullanması olarak özetlenebilecek yeşil pazarlama eğilimine yol açmıştır.

Ürün değişikliği, üretim sürecindeki değişiklikler, ambalaj değişiklikleri ve reklamların değiştirilmesi gibi geniş bir yelpazede faaliyetleri içeren yeşil pazarlama kavramı ilk kez 1970’lerde Amerikan Pazarlama Derneği (American Marketing Association) tarafından ekolojik pazarlama adıyla ortaya atılmıştır. Ekolojik kaygılarla ürünleri tanıtmak, fiyatlandırmak ve dağıtmak için çaba sarf etmek olarak da tanımlayabileceğimiz yeşil pazarlama kavramı çevresel kaygıların arttığı son 10 yılda ise oldukça popüler bir terim haline gelmiştir.

İnsanların çoğunluğu yeşil pazarlamanın yalnızca çevresel özelliklere sahip ürünlerin tanıtımına veya reklamına atıfta bulunduğunu düşünmektedir. Fosfatsız, geri dönüştürülebilir, doldurulabilir, ozon dostu ve çevre dostu gibi terimler, tüketicilerin yeşil pazarlama kapsamında en çok ilgisini çeken kavramlardan bazılarıdır. Bu terimler yeşil pazarlama kavramları olsa da, genel olarak yeşil pazarlama, tüketici mallarına, sanayi mallarına ve hatta hizmetlere uygulanabilecek çok daha geniş bir kavramdır. Örneğin, son zamanlarda kendilerini “ekoturist” tesisler olarak tanıtmaya başlamış olan oteller ve tatil köyleri vardır. Doğa deneyiminde uzmanlaşan veya tesislerin çevreye olumsuz etkilerini en aza indirecek şekilde çalışan tesislerin sayısı her geçen gün artmaktadır.


Yeşil Pazarlama Neden Önemli?
Yeşil pazarlamanın neden önemli olduğu sorusuna cevap oldukça basittir ve ekonominin temel tanımı içerisinde bu sorunun cevabını bulmak mümkündür.


ekopazarlama

Ekonomi, insanların sınırsız isteklerini tatmin etmeye çalışmak için sınırlı kaynaklarını nasıl kullandıklarının incelenmesidir.1 Dolayısıyla, insanlığın dünyadaki sınırsız isteklerini karşılamaya çalışırken elinde sınırlı kaynakları vardır.

“Seçim özgürlüğü” bulunan piyasa toplumlarında, bireylerin ve kuruluşların isteklerini yerine getirirken temel hakları olduğu genellikle kabul edilmiştir. Firmalar ise sınırlı doğal kaynaklarla karşı karşıya kaldıkça, bu sınırsız istekleri karşılamak için yeni ya da alternatif yollar geliştirmelidirler. Nihayetinde yeşil pazarlama, pazarlama faaliyetlerinin bu sınırlı kaynakları nasıl kullandığını incelerken, hem tüketicilerin hem de sektörün ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra satış organizasyonunun hedeflerine ulaşmasının da sağlanmasıdır.

ISO 14000 VE ISO 14001- Çevre Yönetimi;
Dünyanın tüm bölgelerinde büyük ve küçük, sanayileşmiş, gelişmekte ve geçiş halindeki ülkelerden 160’ı ulusal standart enstitüsüne sahiptir. ISO’nun (Uluslararası Standardizasyon Örgütü) 18 000’den fazla standardı içeren portföyü, sürdürülebilir kalkınmanın her üç boyutu için pratik araçlar sağlamaktadır: ekonomik, çevresel ve toplumsal.

ISO, kuruluşların çevresel sorunları yönetmede proaktif bir yaklaşım sergilemelerine yardımcı olan standartlar geliştirmiştir. ISO 14000 standartlar ailesi, çevresel sorumluluklarını yönetmek isteyen her türlü şirket ve kuruluş için pratik araçlar sağlamaktadır. ISO 14001: 2015 ve ISO 14006: 2011 gibi destekleyici standartları, bunu başarmak için çevre sistemlerine odaklanmaktadır. Aile içindeki diğer standartlar, denetimler, iletişim, etiketleme ve yaşam döngüsü analizi ve iklim değişikliği gibi çevresel zorluklar gibi belirli yaklaşımlara odaklanmaktadır. ISO 14001: 2015, çevre yönetim sistemi için kriterleri belirleyip ve sertifikalandırmaktadır. Etkin bir çevre yönetim sistemi kurmak için bir şirketin veya kuruluşun takip edebilecekleri bir çerçeve çizmektedir. Bu standartlar faaliyetine veya sektörüne bakılmaksızın herhangi bir kuruluş tarafından kullanılabilmektedir.

ISO 14001 kuruluşların, kaynakların daha verimli kullanılması ve atıkların azaltılması, rekabet avantajı ve paydaşların güvenini kazanmaları yoluyla çevresel performanslarını iyileştirmelerine yardımcı olmaktadır. ISO 14001’in kullanılması, şirket yönetimine ve çalışanlarına ve çevresel etkilerin ölçülüp iyileştirildiği dış paydaşlara güvence sağlayabilmektedir. 2018 itibari ile Dünya çapında 171 ülkede 300.000’den fazla ISO 14001 sertifikası bulunmaktadır.2

Etkili bir Çevre Yönetimi Sistemi çevresel yükümlülüklerin ve atıkların azaltılmasını, iş veriminin arttırılmasını, maliyetlerin azaltılmasını sağladığı gibi ISO 14001 çevre yönetim sistemi belgesi sahibi olmak şirket imajı üzerinde de önemli bir pozitif etkiye sahiptir.

Standardın kullanıcıları, ISO 14001: 2015’in şu konularda firmalarına yardımcı olduğunu bildirmiştir: Mevcut ve gelecekteki yasal ve düzenleyici gerekliliklere uygunluk gösterme Liderlerin ve çalışanların katılımını artırma iirket itibarı ve stratejik iletişim yoluyla paydaşların güvenini artırma Çevre sorunlarını iş yönetimine dâhil ederek stratejik iş hedeflerine ulaşma geliştirilmiş verimlilik ve azaltılmış maliyetler sayesinde rekabetçi ve finansal avantaj sağlama Kuruluşların iş sistemlerine entegre ederek tedarikçilerinin daha iyi çevresel performansını teşvik etme çevresel sorunların gözle görülür şekilde canlı yaşamını tehdit etmeye başlaması artan endişeleri de beraberinde getirmiştir. Çevresel duyarlılığın giderek arttığı günümüzde firmalar çevresel yükümlülüklerinin bilincine varmaya başlamış, toplumlar ve hükümetler çevresel sorunların olumsuz etkilerini bertaraf edecek şekilde değişiklikler yapmayı önemli amaçları arasına almışlardır. Firmalar, yeşil tedarik zinciri, yeşil ürün tasarımı, ambalajlama, fiyatlandırma ve tanıtım gibi yeşil pazarlama fikirlerinin topluma ve çevreye faydalı olduğuna inanmaktadır. Bu nedenle yeşil pazarlama geleneksel pazarlama girişimlerine göre öncelik kazanmaktadır. Bir takım ek maliyetlere neden olsa da firmalar, çevresel riskleri azaltmak için aktif olarak çalıştığını gösteren bir şekilde kayda değer çabalar göstermektedirler. Sonuç olarak, endüstriyel üretimin neden olduğu çevresel tehlikeleri en aza indirgemek ve tüketicilerin algısında kurumsal eko-merkezi, çevreye duyarlı firma imajını güçlendirmek olan yeşil pazarlama kavramının önemi her geçen gün artmakta ve sadece büyük firmalar değil tüm firmalarca dikkate alınan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

ekoloji

Günümüzde çevrenin kıt kaynaklar arasında yer almasına karşılık, maalesef buna verilen önem ve değer yeterli seviyede değildir. Sayıca çok az işletme bu konuda duyarlılık göstermektedir. Çevre ile ilgili sorunların çok eskiye dayanmasına rağmen bu konuda yapılan çalışmalar yine de yeterli değildir. Aynı şekilde günümüzde yeni yeni gündeme gelen “Yeşil Pazarlama” ile ilgili yapılan çalışmalar çok fazla değildir.


1 Douglas McTaggart Economics (5th ed). Frenchs Forest, N.S.W Pearson Education Australia (2007,24).
2 www.iso.org