cevre-dostu-yesil

 

Günümüzde ve çağımızda artık “nasıl daha yeşil, daha çevreci ve daha az karbon ayak izine sahip olabiliriz?” sorusu birçok insan tarafından sorulmaktadır. Kabul etsek de etmesek de bir noktada artık herkes daha yeşil hareket etmek zorunda kalacaktır. Çünkü bu tüketim hızıyla giderse dünya daha fazla sürdürülebilir bir yer değildir. Yani yakın bir gelecekte insanların hayatta kalabilmek için ihtiyaç duydukları doğal kaynaklar tükenecektir.

Çin’de endüstriyel kirlilik yüzünden boğulmuş Pekin, Kanada’da kesilerek dümdüz edilmiş eski Boreal ormanları, Endonezya’da yakılarak yok edilmiş yağmur ormanları, Hindistan’da tarihte görülmemiş bir su baskını ile yok olan tarım alanları, Amerika’da eşi görülmemiş kuraklıklarla mücadele eden Kaliforniya ve sokakları, deniz seviyesinin yükselişi ile sular altında kalan Miami, antik buzulların bilimsel tahminlerin de önünde hızla kaybolduğu Grönland ve Arktik gibi Dünyanın farklı yerlerine bakıldığında dehşete düşmemek elde değildir. Dünyanın bilimsel topluluğu nezdinde, insan faaliyetinin doğrudan bir sonucu ve iklim değişikliğinin etkileri olan bu manzaraların gelecekte daha da kötüleşeceğine kuşku yoktur. Yenilenebilir enerji, temiz yakıtlar ve karbon kirliliğinin önüne geçmek belki de dünyamızı ve insanlığın geleceğini kurtarmanın anahtarları olabilir.

İnsanoğlu barınmak, çalışmak, seyahat etmek, tarımsal sulama, enerji üretimi vb. birçok amaçla kullandığı ve yeryüzünü kaplamış olan inşaat yapılarını tasarlarken, yaparken ve kullanırken doğal kaynakları hızla tüketmektedir. Peki, yeryüzünü adeta kuşatmış olan inşaat yapıları daha yeşil ve daha çevreci bir hale getirebilir mi? Bu sebeple artık birçok insan yeşil yapı üzerine odaklanmıştır. Günümüzde sıklıkla duyduğumuz yeşil yapı tam anlamıyla ne demektir? Yeşil yapılar (aynı zamanda yeşil inşa süreci ve sürdürülebilir yapı) planlamadan tasarıma, inşa etmeye, kullanmaya, yapının bakımına, yenilenmesine ve hatta yıkımına kadar yapıların hayat döngüsünü kapsayan ve bu bahsi geçen bütün süreçlerin daha çevreci ve kaynakları etkin kullanmasını amaçlayan bir disiplini ifade etmektedir.

Pekâlâ, o halde, yeşile gitmek neden bu kadar önemli? Çoğu insan, yeşile gittiklerinde, karbon ayak izlerini azaltabileceklerini ve aslında çevreye yardım elini uzattıklarını göreceklerdir. Bu arada karbon ayak izinin anlamını halen bilmeyenler için: “Her bireyin ulaşım, enerji tüketimi ve satın aldığı ürünlerle havaya yayılmasını sağladığı karbon miktarı o bireyin karbon ayak izini oluşturur.” Yeşil olmaya başlamak için ilk önce kafa üstü atlamak gerekmiyor ve aslında yol boyunca bazı basit ve küçük adımlar atabilirsiniz.

Yeşil binalar, çevre ve insan sağlığı üzerindeki genel etkiyi azaltacak şekilde tasarlanmaktadır ki maddeler halinde sıralarsak:
yesil-binalar

Bu gerçekler, binaların doğal çevre üzerindeki etkilerini sürdürülebilir tasarım ile azaltmaya yönelik yeşil bina standartları, sertifikaları ve derecelendirme sistemlerinin oluşturulmasını gerektirmiştir. Aşağıda uluslararası alanda en yaygın kullanılan ve saygın yeşil bina derecelendirme ve sertifikasyon sistemlerinden bahsedelim.

Energy Star sertifikası ilk defa 1995’te ortaya çıkmış ve pencereler, yalıtım, ısıtma, soğutma, havalandırma, aydınlatma gibi kısımları incelemektedir.

1998 yılında kurulan Leadership in Energy & Environmental Design (LEED) Amerikan Yeşil Binalar Konseyi (USGBC) tarafından geliştirilmiş yeşil bina derecelendirme sistemidir ve dünya çapında yaygın olarak uygulanmaktadır.

Building Challenge (LBC) sertifikasında yapılar su, enerji, malzeme, konum, sağlık, eşitlik ve estetik gibi açılardan incelenir.

International WELL Building Institute tarafından verilen The WELL Building Standardı ise hava, su, aydınlatma, uygunluk, konfor, beslenme gibi yapıda oturanları etkileyen faktörleri inceleyerek yapıyı derecelendirir.

Almanya’da 1990’larda ortaya çıkan The Passivhaus Standard’ı ile yapılardaki enerji kayıpları minimize edilmekte ve ısınma için harcanan enerji %90 seviyelerine kadar azaltılmaktadır.

International Living Future Institute (ILFI) tarafından uygulanan ve yıllık bazda enerji ihtiyaçlarının %100’ünü yenilenebilir enerji tarafından karşılayan yapılara The Net Zero Energy Building (NZEB) sertifikası verilmektedir.

BOMA 360 Performans Programı, bina yönetimi ve operasyonlarında sektördeki en iyi uygulamaları karşılayan yapıları  ödüllendirmektedir.

Green Globes, Kanada Standartları Birliği’ne bağlı Yapı Araştırma Kuruluşu’nun Çevre Değerleme Yöntemine dayanmaktadır.

National Green Building Standardı’nda yapının enerji kullanımı % 60 veya daha fazla oranda azaltılabilirse yapı en üst seviyeden sertifikalandırılmaktadır.

ISO 14064: Bir kuruluşun; sera gazı salınımlarının ve uzaklaştırmalarının istikrarlı raporlanması, envanterlerinin çıkartılması, sera gazı azaltılması veya uzaklaştırılması ile ilgili iyileştirme projeleri ve sera gazı bildirimlerinin doğrulanması ve geçerli kılınması için bir rehber olarak kullanılmak üzere önerilen bir standartlar serisidir.

Ayrıca Pearl Rating System for Estidama (BAE), Green Star SA (Güney Afrika), EDGE (Dünya Bankası), CASBEE (Japonya), BREEAM (İngiltere, AB, Avrupa Serbest Ticaret Birliği üye ülkeleri, AB adayları ve ayrıca İran Körfezi), Beam (Hong Kong),BCA Green Mark Scheme (Singapur) gibi dünya genelinde kullanılmakta olan birçok yeşil yapı derecelendirme sistemi mevcuttur.

Ancak Yeşil Bina Sertifikası, özellikle inşaat şirketlerinin genel imajına büyük bir destek sağlama potansiyeline sahip olduğu için sertifikasyon sürecinin zayıf yönleri kullanılabilmektedir. Bununla birlikte ABD’de Yeşil Bina Sertifikası önemli maddi teşvikleri de beraberinde getirmektedir. ABD Yeşil Bina Konseyi, Yeşil Bina Sertifikalı evlerin daha hızlı kiralama oranlarına sahip olduğunu ve vergi indirimleri, imar ödenekleri gibi bir dizi teşvik için uygun olduğunu ifade etmektedir. Dahası binalar yüksek mülk değerlerini korumakta ve Yeşil Bina Sertifikalıevler daha hızlı ve daha yüksek fiyata satılmaktadır. Yeşil bir ev inşa etmek için vergi indirimi de alınabilmektedir. Gelecekte Yeşil Bina Sertifikalı bir evin sigorta primlerinin % 5 oranında azalabileceği ve aynı alandaki Yeşil Bina Sertifikalı evlerin benzer evlere kıyasla değerinin zamanla daha fazla artacağı öngörülmektedir.

yenilenebilir

Şimdi, yeşil bina hedeflerini göz önünde bulundurmalıyız. Ana hedeflerden biri dünyayı daha sürdürülebilir hale getirmektir. Yeşil olmaya karar verdiğinizde, çevredeki doğal yaşam alanlarını bozmadan çevreyi korumaya yardımcı olmak öncelikli hedefinizdir. Bir bina projesine başladığınızda ve etrafınızdaki doğal habitatları bozduğunuzda, aslında bir kelebek etkisi oluşturmakta ve çevrede bir kaos etkisi oluşturarak çok büyük zararların ortaya çıkması tetiklenmektedir. Dolayısı ile yeşil kalmak adına yapabildiğiniz en küçük değişiklikler bile, daha iyi bir çevre ve hepimizin yaşaması için daha iyi bir dünyanın oluşmasını sağlayacaktır. Siz de yaşadığınız mekânlardan başlayarak karbon ayak izinizi azalttığınızda ve çevreye duyarlı hale geldiğinizde yani yeşile yöneldiğinizde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz!

ruzgar-gulleri