Türkiye Üstün Zekâlı ve Dahi Çocuklar Eğitim Vakfı (TÜZDEV) Genel Başkanı Op. Dr. Kemal TEKDEN ile yürütmekte oldukları Yetenek Avcıları projesi ve eğitim üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

KemalTekdenSağlık sektöründe aktif olarak çalışan bir doktor olarak eğitim sektörüne girmeye nasıl karar verdiniz? İlk eğitim yatırımınızı nasıl yaptınız?

Her şeyin temelinin eğitim olduğunu düşünüyorum, gençlik yıllarımdan beri eğitim sektörü benim hep ilgimi çekmiştir ve içinde olmak isterdim. Eğitimi, hem ülkeme hizmet, hem de gelecek nesillere yapılacak ebedi bir yatırım olarak görüyorum. Ülkemizin en büyük zaafının eğitimde olduğunu düşünerek idealist arkadaşlarımla bir araya geldik ve 2006 yılında Tekden Eğitim Kurumlarını kurduk. Bu kararın ne kadar doğru olduğunu da bugün daha iyi görebiliyoruz çünkü okullarımızda çok büyük başarılar elde ediyoruz. Tabii ki burada ki kastım sadece akademik başarılar değil, çocukların hem ahlaki hem manevi anlamda iyi yetişmeleri bizim için çok önemli ve bundan sonra da yine bu bakış açısıyla devam etmek niyetindeyiz.

TÜZDEV’i kurma fikri nasıl ortaya çıktı, bize faaliyetlerinizden bahsedebilir misiniz?

Ülkemizde bugüne kadar üstün yetenekli çocuklar hep ihmal edildi. Aslında tarihe baktığımız da dünya üzerinde bu çocuklara en çok önem veren belki de tek milletiz. Osmanlı da Enderun Mektepleri, ondan önce Selçuklu da Nizamiye Medreseleri gibi mükemmel örnekler olmasına rağmen, biz ülke olarak bu çocukları yıllardır ihmal ettiğimiz ve istediğimiz gibi yetiştiremediğimiz için kaybettik.

Eğitim idealimizin en üst noktası üstün yetenekli ve dahi çocuklara hizmet etmekti ve bu bir vakıf aracılığıyla olabilirdi, bizim bu vakıfta ulaştığımız çocukların çoğu maddi açıdan yetersiz çocuklar. Bu yüzden asla ticari olarak düşünmediğimiz bir konu. Kendi okullarımızda da burslu öğrencilerimiz var ama tabii biraz sınırlı, fakat vakfın kendi gücü arttıkça tüm ülke çapında bu yönde çalışma yapacaktır.

Üstün yetenekli çocuklardan biraz bahsetmemiz gerekirse, bu çocuklarımız her şeyden önce özel çocuklar ve eğitilmezlerse yok olmuyorlar, çok azı kendini içine kapatıyor ama birçoğu anlaşılmadıkları için topluma karşı isyankâr oluyorlar. Günümüzde oldukça yaygın olan dolandırıcılık, hacker suçlarının çoğu bu kişiler tarafından işleniyor, bu işler normal zekâya sahip insanların yapabilecekleri işler değil. Bu çocukların ihmal edildiğinde zararları topluma çok fazla, ama iyi bir eğitim aldıklarında ise toplumu ileriye götürecek seviyedeler.

Bizim asıl amacımız özellikle deha çaplı olan bu çocukların ellerinden tutarak ve milli değerlerimizle farklı alanlarda üst seviye insanlar haline getirerek ülkemizin büyümesine katkı sağlamaktır.Bizim vakıf olarak bütün idealimiz budur.

Bugün eğitimin önemi herkes tarafından kabul edilmiş durumda. Altınınız, petrolünüz, uranyumunuz ve diğer değerli madenleriniz olabilir, ama beşeri sermayeniz olmazsa bunlar hiçbir işe yaramaz, hatta sömürge olmanıza sebep olabilir. Dünya üzerinde bu kaynaklara sahip olduğu halde fakir olan ülkeleri görüyoruz. Bunu sebebi beşeri sermayeye yeterince önem vermediklerindendir. Beşeri sermayesi güçlü olan ülkelerin ise herhangi bir maddi kaynağa sahip olmadan dahi süper güç olma ihtimalleri oldukça fazla.

Bizler üstün yetenekli çocuklar için yaptığımız bu işlerle ülkemize olan görevimizi en iyi şekilde yaptığımızı düşünüyoruz. TÜZDEV Türkiye’de eğitim alanında kurulmuş olan ilk yerli ve milli vakıftır. Bugüne kadar hep gayrı-milli, başka ülkelere bağlı pek çok kuruluşlar var. Kaynağını yabancı ülkelerden alıp Türkiye’de uzantıları olan kuruluşlar da var, bu kişiler çocuklarımızı takip ederek çocuklarımızı ele geçiriyorlar. Bunlar ülkemiz için büyük kayıp, bizim bir amacımız da bunları önlemek.

TÜZDEV’in merkezi İstanbul’da. Başka hangi illerde şubeniz var ya da aktif olarak çalışıyorsunuz?

Faaliyetlerimizi görüp beğenen kişiler tarafından birçok ilden talepler geliyor, ancak bu konuda çok dikkatli davranıyoruz. Şu anda İstanbul’da genel merkezimiz, Ankara ve Kayseri’de şubelerimiz var ama 3-4 ilde daha şube açma taleplerini değerlendiriyoruz.

Üstün zekâlı ve dahi çocukların hafta sonu etkinliklerini ve eğitimlerini Kayseri’de kendi binamız içerisinde, İstanbul’da Medeniyet Üniversite’sinde, Ankara’da ise Sosyal Bilimler Üniversitesi’nde yapıyoruz. Maddi gücü olan çocuklardan bir miktar ücret talep ediyoruz, olmayanlara ise burslu olarak bu eğitimleri sağlıyoruz. Hafta içi kendi okullarına giden bu çocuklar hafta sonları vakıfta özel olarak organize edilen aktivitelere katılıyorlar. Her şeyden önce bu çocuklara sahip oldukları gücü anlatarak sorumluluklarının bilincinde olmalarını istiyoruz. Çünkü tevazu ile Allah onlara yüksek zekâ ve o oranda sorumluluk vermiş.


Geleceğimizi kurtarmak istiyorsak eğer, eğitimin herkesin derdi olması gerekiyor.


uluslararasiustunyeteneklilerkongresi
Yerüstü hazinelerini değerlendiremeyen milletler, yeraltı zenginliklerine sahip çıkamazlar.

Orta Anadolu Kalkınma Ajansıyla birlikte yürüttüğünüz Yetenek Avcıları Projesinden kısaca bahsedebilir misiniz?

Milli Eğitim Bakanlığı ile aramızda yapılmış bir protokolümüz var ve ORAN’ın desteğiyle Kayseri, Sivas ve Yozgat illerinde de öğretmenlerimize bazı eğitimler düzenledik. Her üç ilde bulunan Milli Eğitim Müdürlüklerimiz bize destek verdiler ve seçmiş oldukları 100’er gönüllü öğretmenimize eğitim verdik,daha fazla talep vardı ama bir seferde daha çok kişiye bu eğitimi vermemiz mümkün değildi. Öğretmenlerimiz çocuklarla birebir muhatap oldukları için, üstün yetenekli çocuklara ulaşmamızda önemli rol oynuyorlar. İdealist öğretmenlerimize de ayrıca teşekkür ederek ülkemizin gelişmesinde ki katkılarını göz ardı etmediğimizi bilmelerini istiyorum.

Eğitim programımızı ilk etapta ilkokul öğretmenlerine göre tasarladık, eğitimin ilk kısmında ben öğretmenlerimize Yerüstü Hazinelerimiz olan bu çocuklarımıza nasıl yaklaşmaları gerektiğini, üstün yetenekli çocukları nasıl tanıyabileceklerini, dünyada bu çocukların önemi ve farklı ülkelerde ki uygulama örneklerini anlatarak bir farkındalık oluşturmaya çalıştım. Daha sonra ise arkadaşlar atölye çalışmalarında bu çocuklarla iletişimin nasıl olması gerektiği, nasıl eğitim verilmesi gerektiğini öğrendiler.

Bu çalışmanın devam etmesini diliyoruz. Basında ki yansımalarından sonra diğer illerden de bu konuda talepler gelmeye başladı. Orta Anadolu Kalkınma Ajansına destekleri için teşekkür ederek ilerleyen dönemlerde bölgemizde ki beşeri sermaye ve sosyal kalkınmaya birlikte daha çok yatırım yapacağımızı düşünüyorum. 

Yürütmekte olduğunuz ya da planladığınız başka projeleriniz var mı, bize kısaca bahsedebilir misiniz?

Geçtiğimiz Nisan ayında İstanbul’da Uluslararası Özel Yetenekliler Kongresi yaptık, yurt dışından ve Türkiye’den bu alanda çalışan otorite kabul edilen bilim insanları katıldılar, belki de bu alanda yapılmış en iyi kongrelerden birisini gerçekleştirdik. Her yıl düzenli olarak düzenlemeyi düşünüyoruz.

Uzaktan eğitim projemiz var, internet kanalıyla hem Kongre’de yapılan tüm konuşmaların yayınlandığı hem de ülkemizde bu konuda çalışma yapan kişilerin görüntülerinin yer aldığı bir internet sitesi kurduk.

Ama bizim asıl hedefimiz, Dahiler okulunu kurmak ve Türkiye’nin en zeki ve maddi durumu yetersiz çocuklarını burada okutmak istiyoruz. Kalkınma Bakanımızın, Genel Sekreterimizin ve Yönetim Kurulumuzun destekleriyle Kayseri’yi bu konuda öncü şehir yapmak istiyoruz ve bize güvendikleri için de kendilerine teşekkür ediyoruz.


Eğitimin asıl amacı her biri birer cevher olan çocukları birer mücevher haline getirmek ve tüm çocukların kendi özelliklerine, zekâ, yetenek ve kapasitelerine göre eğitim almalarını sağlamaktır. Bu sebeple önce keşfedilmeleri sonrada inkişaf  ettirilmelidir.


 uluslararasiustunyeteneklilerkongre
Op. Dr. Kemal Tekden’e verdiği bilgiler ve keyifli sohbeti için teşekkür ediyoruz. Sayın Tekden’in “Yerüstü Hazineleri” ve “İnsanın Sırrı” adlarında yayınlanmış iki adet kitabı bulunmaktadır. TÜZDEV hakkında daha fazla bilgi almak için www.tuzdev.org sitesini ziyaret edebilirsiniz.