Selçuklu Uygarlığı Müzesi

Gevher Nesibe Medresesi, Anadolu Selçuklu hükümdarlarından II.Kılıçaslan’ın evlatları tarafından, Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından şifahane ve Bimarhane (akıl hastaları bölümü) olarak 1206 yılında, medrese bölümü ise 1210 tarihinde inşa edilmiştir.

Bu eser tarihte çeşitli isimlerle anılmaktadır; Gıyasiye ve Şifaiye Medresesi, Gevher Nesibe Hastanesi, Şifa Hatun Medresesi, Kayseri Darüşşifası, Darüşşifa Medresesi, Medrese-i Darüşşifa, Tıp Okulu, Çifte Medrese ve Çifteler gibi isimlerle anılmaktadır.

Üç bölümden oluşmaktadır. Medrese bölümü, hastane bölümü ve akıl hastanesi bölümü. 1204 yılında temeli atılır, 1206 yılında hizmete açılır, 1890 yılına kadar tam faal olarak çalışmıştır. Gevher Nesibe Sultan verem hastalığına yakalanır. Ölüm döşeğinde ağabeyi I.Gıyasettin Keyhüsrev’e şöyle vasiyet eder. ”Babam Kılıç aslan’dan kalan, tüm mal varlığımı sana devrediyorum der, boynundaki bütün altın ve mücevheratını da verir, benim adıma bir Şifahane yaptır, hem gönül yarasına, hem de kılıç yarasına şifalar aransın diye vasiyet eder.” Ağabeyi tüm imkânlarını kullanarak bu vasiyeti yerine getirir. Bu eserin ayakta kalabilmesi için vakfiyesinde belirtilen arazilerin gelirleri ile tedavi ve personel giderlerini karşılarlar. 1500 ile 1600 yıllarını kayıtlarına göre yıllık geliri yaklaşık olarak 43.000 akçe olduğu anlaşılmaktadır. Hastane olarak sıraladığımız zaman, yapılış sıralamasına göre dünya da on birinci sırada yer almaktadır. Bugünkü Tıp Fakültesi olarak sıraladığımız zaman, Anadolu’nun ve Dünyanın ilk Tıp Fakültesi diyebiliriz.

Vakfiyesinde, kitabesinde ve türbesinde şu ilginç ifade yer almaktadır. “Burası benim adıma bir vakıf olsun, kimseden bir kuruş para alınmasın zengin-fakir, Müslim-Gayrimüslim ayrımı yapılmaksızın herkes öğrenimini görsün tedavisi olsun” denilmektedir. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile 2012 imzalanan protokolle 10 yıllığına Selçuklu Uygarlığı Müzesi olması şartıyla Büyükşehir Belediyesine geçmiştir.2012 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden

gerekli izinler alınarak Selçuklu Müzesi kurulmuştur. 21.Şubat 2014 yılında resmi açılışı yapılan müzeyi ayda ortalama 10.000 kişi ziyaret etmektedir.Çifte Medrese olarak da anılan yapı birbirine bitişik, açık avlulu iki yapıdan teşekkül eder. Medrese ve Şifahane, dikdörtgen şeklinde yan yana iki ayrı bina olarak düzenlenmiştir. Batıdaki bina bir şifahane, doğudaki tıp medresesidir. Güney cephesi üzerinde iki mekânın ayrı taç kapıları olan yapılar birbirine, yapı içerisinden kuzey yönde bulunan dar bir geçitle bağlanmaktadır. Gerek şifahane gerekse medrese bir açık avlu etrafında tertiplenen dört eyvanlı şemaya uygun olarak inşa edilmiştir. Yapının ebadı 68 metreye 42 metredir (2800 m2.) Medrese 4 eyvan ve 11 odadan, Şifahane 4 Eyvan 20 odadan ve Bimarhane (Akıl Hastaları) bölümü ise 18 odadan oluşmaktadır.

Selçuklu Uygarlığı Müzesi envanterine kayıtlı, 2015 Ocak ayı itibari ile 579 adet eser ile 52 adet sikke bulunmaktadır. Selçuklu’ya sahip çıkan Kayseri Büyükşehir Belediyesi Türkiye’nin hemen her yerinden eser ve sikke alımına devam etmektedir. Kayseri Arkeoloji Müzesinden 71 adet eser 90 adet sikke, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinden 50, Vakıflar Bölge Müdürlüğünden 25 olmak üzere toplamda 867 adet eser kazandırılmış olup müzede sergilenmektedir.

Müzemizde Selçuklu dönemi ve çağdaş dönemlere ait Çini Tabaklar Çini Panolar, Amuletler, (muska) Hayvan şeklinde kulplar, Kilitler Kemer Tokaları, Vazolar, Bilezikler, Koku kapları, Testiler, Mimber Parçaları ve Korkuluklar, Minare Parçası, Mezar Taşları, Kandiller ağırlık ölçüleri vb. tarihi eserler sergilenmektedir.

Selçuklu Uygarlığı Müzesi

Dijital uygulamalarda “el evamirül alaiyye fil umurül alaiyye, El hıyel el hendesiye, Varka ile Gülşah mesnevisi” gibi Selçuklu dönemi yazmalar sergilenmektedir.

Selçuklu Uygarlığı Müzesi

Selçuklu Uygarlığı MüzesiSelçuklu Uygarlığı Müzesi

Selçuklu Uygarlığı Müzesi

Çifte Medrese olarak da anılan yapı birbirine bitişik, açık avlulu iki yapıdan teşekkül eder.

 

Özel Selçuklu Uygarlığı Müzesinde 34 adet sergi odası 12 adet Hizmet odası, 12 adet teknik oda bulunmaktadır. Müzede 82 inç (200 ekran) çoklu dokunmatik ekranlar, projeksiyon aletleri (4 adet), neredeyse tüm sergi odalarında bilgi panoları ve kiokslar bulunmakla birlikte 42 inç monitör (2 adet), etkileşimli harita için ekran 60 inç (1 adet), holografik 3 boyutlu görüntü kutusu (1 adet), arttırılmış gerçeklik için bilgisayar donanımları (Selçuklu dönemi kıyafetleri ziyaretçilerin üzerine yansıtılmaktadır), Bimarhane bölümünde interaktif ses ve görüntü enstalasyonu (suda yürümek), Bimarhane kulaklık sistemi ile her odada değişik müzik sesleri (rebab, Ney, Çeng, Topuz Tanbur, Miskal, Bendir) gibi değişik uygulamalar ile müze sadece tarihi eserler ile değil dijital uygulamalarla da zenginleştirilmiş Türkiye’nin ilk Selçuklu Müzesi olarak faaliyet göstermektedir.

Dijital uygulamalarda “el evamirül alaiyye fil umurül alaiyye, El hıyel el hendesiye, Varka ile Gülşah mesnevisi” gibi Selçuklu dönemi yazmalar sergilenmektedir. Topkapı Sarayı Müzesi, Süleymaniye Kütüphanesi, Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, Millet Kütüphanesinden Selçuklu dönemi yazmaları temin edilerek yine müzede sergilenmektedir. Raşit Efendi Kütüphanesine kayıtlı 13 adet yazma eser de müzede dijital olarak sergilenmektedir.