Bölge Üretiminin Teknoloji Yoğunluğu

Hızla değişen dünyada gelişmiş ekonomiler teknolojiyi elinde bulundurmanın bir sonucu olarak kendilerinden daha az tek­nolojiyi elinde bulunduran dolayısıyla daha az gelişmiş ülkeleri her geçen gün kendilerine daha da bağımlı hale getirmektedir­ler. Bu durum bir ülkenin elinde bulundurduğu teknoloji sevi­yesinin ne derece öneme sahip olduğunun da bir göstergesidir.


Türkiye’nin 2023 hedefleri içerisinde de Ar-Ge harcamalarının GSYİH’a oranının %3 e çıkarılması yer almaktadır.


Türkiye mevcut durumu ile gelişmekte olan ülkeler kategori­sinde yer almaktadır. Gelişmiş ülkeler kategorisine çıkmak ise henüz çok uzaklaşmamış olan teknoloji trenini yakalamak ile mümkün olacaktır. Bu açıdan ülkemizi ve detaylı olarak Bölge­mizi imalat sektöründe teknoloji yoğunluğu açısından incele­mek faydalı olacaktır.

Son 10 yılda Türkiye genelinde yapılan üretimin düşük teknolo­ji seviyesinden orta teknoloji seviyesine geçişi ile Türkiye büyük bir ivme yakalamış ve Uluslararası rekabetçilik düzeyinde diğer ülkeler arasında hızla yerini yükseltmiştir.

Ancak Türkiye’de gerçekleştirilen üretimin teknoloji yoğunlu­ğu OECD ülkelerinde yapılan üretimin teknoloji yoğunluğu ortalamasının altındadır. Türkiye’nin uzun vadeli stratejileriüretimimizin teknoloji yoğunluğunu yükseltecek şekilde Ar-Ge harcamalarını GSYİH’nın % 3 üne yükseltmek olarak planlan­mıştır. Ayrıca Mayıs 2015 te açıklanan ve Haziran 2015 te res­mi gazetede yayınlanan 2015-2018 yıllarını kapsayan Türkiye Sanayi Stratejisi’nin genel amacı “Türk sanayisinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilerek, dünya ihracatın­dan daha fazla pay alan, ağırlıklı olarak yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretildiği, nitelikli işgücüne sahip ve aynı zamanda çevreye ve topluma duyarlı bir sanayi yapısına dönüşümünü hızlandırmak” olarak tespit edilmiştir. Belgede adı geçen sanayi yapısı düşünüldüğünde teknoloji yoğunluğu ile ilgili bir durum söz konusudur. Bu durumda hem ülkemiz hem de bölgemiz için üretilen ürünlerin teknoloji yoğunluğunu analiz etmekte faydalı olacaktır.


İmalat Sanayi sektörü, NACE Rev. 2 sı­nıflandırmasına göre işyeri sayısı, istih­dam, ciro, maaş ve ücret, yatırım veri­lerine göre ikili kodda Türkiye geneli ve TR72 düzeyinde incelenmiştir.


TR72 Bölgesinde gerçekleştirilen üretimin teknoloji yoğunlu­ğunu inceleyecek olursak Bölge üretiminin teknoloji yoğunlu­ğu Türkiye üretimi teknoloji yoğunluğunun altında kalmakta­dır. TÜİK İş İstatistikleri verilerinden çalışan sayısı, işyeri sayısı, yatırımlar, ciro ve ücretler verileri ışığında yapılan analize göre TR72 Bölgesindeki üretimin teknoloji yoğunluğu diğer Düzey 2 Bölgeleri arasında 17. sıradadır.(Şekil 1)

 


2015-2018 Türkiye Sanayi Strateji Belgesi Eylem Planında Birincil Hedef Sanayide bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli yerli üretimin geliştirilmesi olarak belirlenirken Birincil Politika ise “Sanayide teknolojik dönüşüm gerçekleştirile­cektir.”


Görüldüğü gibi Bölgede öne çıkan sektörlerin de teknoloji yoğunluğu düşük sektörler olduğu düşünüldüğünde Bölgede imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin işyeri sayısı, maaş ve ücretler, brüt yatırımlar, çalışan sayıları ve ciroları veri alınarak hesaplanan Bölgenin teknoloji yoğunluğu oldukça düşük çıkmaktadır. Bölgenin teknoloji yoğunluğu seviyesi artır­mak Bölgenin geleceği için kritik önem taşımaktadır. Haziran 2015 te resmi gazetede yayımlanan 2015 -2018 Sanayi Strateji Belgesinde de öncelikli olarak bu duruma yer verilmiştir. Orta Anadolu Kalkınma Ajansı olarak da geçmiş dönemlerde Bölge­nin teknoloji yoğunluğunu artırmaya yönelik mali destek prog­ramları açılmış ve birçok işletme desteklenmiştir. Önümüzdeki günlerde de mali destek programları öncelikleri Bölge’nin tek­noloji seviyesini artırmaya yönelik yatırımları destekler nitelikte olacaktır.